diyorum.com bir şeyler demek için gerekli aparat. Eğer diyorum.com‘a bir yazı gönderiyorsanız gerçekten bir şey diyor olmalısınız. Dediğiniz şey, bir ürünle, bir olayla, bir etkinlikle, ilişkilerle, yenilikle, ekonomiyle ya da bambaşka bir şeyle ilgili olabilir. Ancak en önemli husus, konuya kendinizden ne kattığınızdır.


Yazı Gönder

Geliştiğini İddia Eden bir Ülkeden Hastane Manzaraları

hastane.jpg

Blog kültürüne alışık olmayan bir insan olarak, burayı gazetelerin şikayet köşelerine benzetebilme riskine karşın, paylaşmak istediğim birkaç şey var. Endüstri Müh. bölümünü bitirmek üzere olan ve bitirme tezini sağlık sektöründe yapan sıradan bir öğrenciyim. (Sıradan olduğumu vurgulamam da ne kadar etkili oldu.) Bulunduğum şehrin hastanelerinden bazı veriler alarak, bunları karşılaştırma yöntemiyle bir ödev hazırlamam gerekiyor. Ve ben toplamda 30 civarı veri alıyorum her hastaneden. Toplam 6 hastaneden bu verileri topladım. Ve veriler, normalde Sağlık Bakanlığı’nın belirli değişken periyotlarla hastanelerden istediği, en fazla kalite birimi ve istatistik birimiyle görüşüldüğünde 15 dk içinde doldurulabilecek veriler.

Ancak, ben toplamda hastanelerde -abartmıyorum- veri alabilmem için onay ve veri alma süreciyle toplamda 30 saat geçirmişimdir.

Bunun sebebi ise, hastanede uygulanmaya çalışan belli başlı prosedürlerin olması, -tamam buraya kadar normal- ve bu prosedürlerden kimsenin haberinin olmaması.

Mesela bir hastanede onay alabilmek için başhekim sekreterliğine - ki elimde Sağlık İl Müdürlüğü’nden onaylı bir belge var- kime imza attırmam gerektiğini sordum. Onlar beni başhekim yardımcısına yönlendirdiler. Başhekim yardımcısı gelene kadar 1.5 saat bekledim,-çünkü kendisi hem kaliteden, hem genel cerrahi ünitesinden hem de başhekim yardımcılığı makamından sorumlu-, bana kendisinin yardımcı olamayacağını, belki - doktorun ismini verdi- bir doktorun yardımcı olabileceğini söyledi. O beni evrak-kayıta gönderdi, ordan istatistik birimine, oradan müdür yardımcıları, başhemşirelik, bilgi işlem ve en nihayetinde hastane müdürüne yönlendirdiler. Hastane müdürünü de 1 saate yakın bekledim ve kendisi geldiğinde bu tür imzaları başhekimin attığını söyledi. Başhekime gittim ve kağıdımı imzaladı. 3.5 saat kadar koşturduktan sonra ilk başladığım yere geri döndüm.

Ama sorunum, bana çektirdikleri değil aslında, hadi ben sağlıklı bir vaziyette, bir çalışma için oradayım, ama bana yaptıklarını hastalara da yapıyorlar, hastaları yönlendirmiyorlar, bilmeyen sorduğunda da tersleyerek ve çok kısa cevaplarla yanıt veriyorlar. Kendisi veya yakını hasta olan insanlar, hastanenin içerisinde sürekli koşturuyorlar.

Bu tarz sorunlar, halledilemeyecek sorunlar değil, birinin bunlara el atması lazım. Kendi insanımıza kendimiz eziyet çektiriyoruz, bunlar olmasın…




Bu yazı 2 kişi tarafından yorumlanmış ↓

Bu yazı yorumlanmayı bekliyor.

Yazıyı yorumla:

Türkçe imla kurallarına dikkat ediniz.

Photoshop ders