diyorum.com bir şeyler demek için gerekli aparat. Eğer diyorum.com‘a bir yazı gönderiyorsanız gerçekten bir şey diyor olmalısınız. Dediğiniz şey, bir ürünle, bir olayla, bir etkinlikle, ilişkilerle, yenilikle, ekonomiyle ya da bambaşka bir şeyle ilgili olabilir. Ancak en önemli husus, konuya kendinizden ne kattığınızdır.


Yazı Gönder

ibad Network - Dikkat Köpek Var!

kopek2.jpg

ibad Network yeni ofisine taşındı, taşındı taşınmasına ama sağolsun Türk Telekom’un grevi yüzünden daha ne telefonu var ne de interneti. O kadar sitemiz var ama hiç biriyle ilgilenemiyoruz (belki bellidir) ancak her çalışan evinden bakıyor ne var ne yok diye. Neyse efendim yeni ofisimiz çok güzel (bekleriz) kocaman bir şato :) bahçesi de var. Tabi bahçede köpek olmaz mı?! Olacak mutlaka.

Köpeklere para verenleri anlamıyorum.

Köpek için para vermek, bin canlıya fiyat biçmek bizce çok saçma! Hem bu işi tamamıyla ticarete döken şerefsizler de var bolca bu adi piyasada. Bir anne köpek 6 ayda bir doğurur. Ortalama 6 yavrusu olmaktadır. O 6 köpeğin yarısının dişi olma ihtimali var ise bu hesapla 3 yılda 16bin 384 tane dişi yavrunuz olabilir. Ve bu rakamı 4 ile çarparak 6 ay ileriye devam edebilirsiniz… Ve bir o kadar da erkek köpek dünyaya geliyor. Tabi piyasa darlığı ve cinslerin bir süre sonra aynı kandan olması sorun yaratabiliyor. Bu yüzden akıllı bir iş değil. Bu kadar büyük rakamlar olmasa da bunun %10 hacminde çalışan köpek üretim çiftliklerinin herhalde he haltlar karıştırdıklarını artık daha iyi anlamışsınızdır umarım.

Bir yandan da belediyelerin kurduğu Hayvan Barınma Merkezleri var. Sizin ilinizde yoksa da mutlaka civar ilçelerde, illerde vardır. Ve orada yüzlerce hatta bazılarında binlerce köpek var. Hepsi sokaklarda terk edilmiş köpekler.

İçlerinde binlerce dolar para sayılmış köpekler de var normal sokak köpekleri de var. Görseniz ne şirin şeyler aslında. Yok ama tabi ki siz gidip ünlü bir alışveriş merkezinin ünlü bir pet-shop’undan para bayılarak almak istiyorsunuz. İlk önce işlediğiniz günahı bir düşünün sonra harcadığınız paranın nereye gittiğine bir bakın. En son ve en önemli kısmı ise sokaklarda yalnız bırakılmış, yuvaya hasret köpekleri düşünün.

Bir çocuk tutturuyor ailesine köpek aldırıyor, sonra sıkılıyor ve bakamıyorlar anında kapı dışarı. Ve bu köpek daha önce hayatında hiç sokağı görmemişti. Diğer sokak köpekleri onu hemen öldürebilir ve dışarının soğuğunu hiç görmemişti. Hele o arabalar…

İşte Hayvan Barınma Merkezlerinde sokaklarda bulunan ve ihbar üzerine çağrılan ekiplerin topladığı köpekler barındırılıyor. Kimi hastalanmış, kimine araba çarpmış, kimine saldırmışlar, kimi aç, kimi susuz, kimine insanlar acı vermiş. İçler acısı haller. Ama onlar artık sahipsiz değil, barınma evlerindeler.

Ama nereye kadar?

Kaç köpek besleyebilir ki onlar, kaç köpeği doyurabilirler, hangi biriyle ilgilenecekler. Kimi çok asosyal yetişmiş hemen eziliyorlar kafeslerde. O yüzden siz de bir köpek almayı düşünüyorsanız bu barınma merkezlerinden edinin. Korkmayın cins köpek istiyorsanız orda da var.

Biz bugün ibad Network olarak Bursa Osmangazi Belediye’sinin Hayvan Barındırma Merkezine gittik. Türkiye’nin en büyük merkezi. Köpek Eğitmeni bize merkezi gezdirdi. Yavrular vardı onlarca, orta boylar ve büyükler. Kimi evden atılmış kimi zaten sokakta doğmuş. Ama biri gelmiş 9 kurşun sıkmış, biri ise gözlerini bıçakla çıkartmış, biri bacağını kırmış…v.s Bazılarının gerçekten gözyaşlarınızı tutamayacağınız hikayeleri var.

Bizim bir de iki tane anne kız kedimiz var. Bildiğimiz tekir cinsten. Kedimizi geçen sene sokakta, kalabalığın içinde çırpınırken bulduk, ve hemen sahiplenmiştik, sonra doğurdu, 5 yavrusundan biri yaşıyor şu anda. İkisinin de adı yok, kızım diyince geliyorlar zaten :)

Kedilerimiz olduğu için kedilerle anlaşabilecek bir köpeğe ihtiyacımız vardı. Sonuçta köpek sahipleneceksek, kedileri sokağa bırakmak ne kadar doğru olacaktı ki?! Ya da kedileri yem edeceğimiz büyük bir köpek… O yüzden yavru tercih etmeliydik. Ve inanın o kadar güzel yavrular vardı ki. Golden yavruları, dalmaçya yavruları, kurt yavruları vardı bir sürü. Hepsi birbirinden güzel hepsi de sağlıklıydı. Ama onları herkes gidip alabilirdi bizim amacımız orada sevgiye muhtaç, zor durumdaki bir köpeğe ev sahipliği yapmaktı. O yüzden yavrular arasından istediğimizi bulamayınca, Bursa Nilüfer Belediyesi’nin Hayvan Barınma Merkezi’ne gittik, mesai bitimine 10 dakika kaldığı için kimse ilgilenmedi hatta yarın gelin diyorlardı ama biz hemen birini alalım gidelim dedik, yavruların olduğu bölüme girdik. Çoğu daha annesinin kucağında yatmaktaydı, anne sütünden kesilmeden almamız doğru değildi. Bir bölümde ise anne sütünden kesilmiş yavrular vardı, 1, 1buçuk aylık köpekler. Hepsi birbirinden güzel hepsi sokak köpeği, çoğu kırma köpekler.

Hepsi o anda uyuyordu ve içlerinden biri biz geldiğimizde kalktı ve zıpladı hemen havlamaya başladı. Diğerleri ise onun havlaması üzerine ayaklandı ama ilk elektiriği ondan aldığımız için hemen dedik bu olsun. Formumuzu imzaladık ve hiç bir ücret ödemeden yeni köpeğimizi aldık ve yeni evine doğru yola çıktı.

Ofiste kedilerimizle tanıştı, o onları çok sevdi, oynamak istedi ama kedilerimiz artık orayı sahiplendiği için onu istemediler. Ama köpeğin bir duruşu kedileri titretmeye yetiyordu. Zamanla alışacaklarına eminim. Ve köpek büyüyünce artık yavruları gibi kucağında yatacaktır kedilerimiz.

Sonra hemen veterinere götürdük. Genel bir muayene yaptı, sonuçta barınaklar ne kadar iyi ve hijyenik olsa da toplu halde yaşadıkları için bazen hastalığı engelleyebilmek zor olabiliyor. O yüzden her ihtimale karşın bu tarz muayeneyi hemen yaptırmanızı öneriyorum. Veterinerimiz aşılarını yapıp, ilaçlarını verdikten sonra tekar evimize döndük. Ve ne oyunlar oynadık görseniz…

Çok hareketli bir köpek, dünya tatlısı. Harika bir karakteri var. Daha gördüğümüz ilk dışkısını bizden habersiz yapmadı helal olsun. Bu tarz karakterler genlerinde olabiliyormuş aslında. Neyse yatakta uyurken kalktı ve değişik sesler çıkarttı. Anladık ki bunun bir derdi var, yemek verdik, yok, su, yok, oyun, yok, sevdik, yok hala bir şey istemekte. Bir baktık hayvan kuyruğunu sıkıştırdı bacaklarına tamam dedik bunun dışkı zamanı gelmiş. Gazete açtık hemen ve gitti gazeteye yaptı. Gerçekten bravo. Daha ilk evinde daha önce görmediğin bir nesne üzerine yapılabileceğini nerden biliyordu acaba kerata.

Şu an da yine uyuyor, ben de bu fırsattan istifade (galiba bize uykusuz bir gece gözüküyor) hemen bu güzel köpeğimizi sizinle tanıştırmak istedim. Ve biraz da bilgilendirmek istedim. Köpeğe para vermeyin, biraz zaman harcayın barınakları gezin. Bir köpeğin hayatını kurtarın. Lütfen.

Bu arada köpeğimiz dişiymiş. Veterinerin dediğine göre İngiliz Pointer (Puanter) var soyunda. Kulakları ve ayak şekilleri benzemekte. Ama anası sokak köpeği. Babasının Pointer olma ihtimali yok, ama onun öncesi bilinmiyor… Kimliğine doğum tarihini 1 Ekim 2007 yazdı. Unutmamalı! :)

Sonuçta artık Dikkat Köpek Var! yazabiliriz sitelerimize :)

Bu arada kızımızın henüz adı yok. “-Kızım gel!” dediğimiz de 1 anne kedi 1 yavru kedi 1 de yavru köpeğin gelmesi bir süre sonra karışıklığa sebep olacağı için köpeğimize isim bulmak istiyoruz.

Bu arada bizim düşündüğümüz iki isim var, sizlere de sunalım, yeni önerilerinizi ya da bunlardan biri olur şeklinde tavsiyelerinizi bekliyoruz.

cujoo (ibad Network’ün oyun sitesinin adı www.cujoo.com)

ibad (ibad Network’ün köpeğinin adı ibad olmaz mı? Not: ibad İngilizce telafuz edilir ve aybed şeklinde okunur. www.ibad.biz)




Bu yazı yorumlanmayı bekliyor.

Yazıyı yorumla:

Türkçe imla kurallarına dikkat ediniz.

Photoshop ders