diyorum.com bir şeyler demek için gerekli aparat. Eğer diyorum.com‘a bir yazı gönderiyorsanız gerçekten bir şey diyor olmalısınız. Dediğiniz şey, bir ürünle, bir olayla, bir etkinlikle, ilişkilerle, yenilikle, ekonomiyle ya da bambaşka bir şeyle ilgili olabilir. Ancak en önemli husus, konuya kendinizden ne kattığınızdır.


Yazı Gönder

Son Yazılar

Beni Yıka!

1_unknown.jpg

Hangimiz kirli bir araba camı gördüğümüzde “beni yıka” diye yazmadık? Yalan atmayın şimdi mutlaka küçükken bir kere de olsa yazmışsınızdır. Tabi “beni yıka”nın dışında daha yaratıcı yazılar da görmüştüm, çoğu da küfürlü falandı ama bu olayı abartmış bir sanatçı var karşınızda. Adamın işi kirli cam gördüğünde sanatını konuşturmak.

2_unknown.jpg

Diğer fotoğraflar:

4_unknown.jpg

5_unknown.jpg

9_unknown.jpg

10_unknown.jpg

11_unknown.jpg

12_unknown.jpg

13_unknown.jpg

14_unknown.jpg

15_unknown.jpg

17_unknown.jpg

20_unknown.jpg

Ben kahveye KAHVE demem, KAHVE böyle olmadıkça

Bakın adamlar kahvelerini ne güzel süslüyorlar. Biz bazı yerlerde bir fincan kahveye kaç lira veriyoruz, önümüze gelen yine aynı kahve sonuçta. Ama o parayı hak etmek için biraz emek harcasalar fena olmaz hani diyorum. Biz de en lüks yerin kıyağı sadece kahvenin yanında puro gibi aptal bir rulokat vermeleri oluyor ve ben bu durumdan nefret ediyorum. Kardeşim ne özendiriyorsun milleti bir tane koyarak gönder sen masaya paketini. Sonra masada soruyorum yemeyen varsa bana versin :) Rezil bir durum.

 

Diğer fotoğraflar için…

Küçük Google

 

küçük emrah

Gecenin saat 1:30′unda evim ve tüm komşular ve dahi mahalleyi uyandıracak kadar patlattığım kahkahanın sebebini paylaşmak istiyorum sizinle. Fazla söze gerek yok resimin üzerine tıklayıp ya da buraya tıklayıp bu Küçük Google’a bir göz atın. Acıların Google’ın yaratıcısı oYuNet.Net’e kocaman bir alkış. Harikasınız! Sadece Google’ın logosuna yapılan bu fotoğraftan ibaret sanmayın Acınların Google’ına mutlaka bir göz atın.

ibad Network - Dikkat Köpek Var!

kopek2.jpg

ibad Network yeni ofisine taşındı, taşındı taşınmasına ama sağolsun Türk Telekom’un grevi yüzünden daha ne telefonu var ne de interneti. O kadar sitemiz var ama hiç biriyle ilgilenemiyoruz (belki bellidir) ancak her çalışan evinden bakıyor ne var ne yok diye. Neyse efendim yeni ofisimiz çok güzel (bekleriz) kocaman bir şato :) bahçesi de var. Tabi bahçede köpek olmaz mı?! Olacak mutlaka.

Köpeklere para verenleri anlamıyorum.

Köpek için para vermek, bin canlıya fiyat biçmek bizce çok saçma! Hem bu işi tamamıyla ticarete döken şerefsizler de var bolca bu adi piyasada. Bir anne köpek 6 ayda bir doğurur. Ortalama 6 yavrusu olmaktadır. O 6 köpeğin yarısının dişi olma ihtimali var ise bu hesapla 3 yılda 16bin 384 tane dişi yavrunuz olabilir. Ve bu rakamı 4 ile çarparak 6 ay ileriye devam edebilirsiniz… Ve bir o kadar da erkek köpek dünyaya geliyor. Tabi piyasa darlığı ve cinslerin bir süre sonra aynı kandan olması sorun yaratabiliyor. Bu yüzden akıllı bir iş değil. Bu kadar büyük rakamlar olmasa da bunun %10 hacminde çalışan köpek üretim çiftliklerinin herhalde he haltlar karıştırdıklarını artık daha iyi anlamışsınızdır umarım.

Bir yandan da belediyelerin kurduğu Hayvan Barınma Merkezleri var. Sizin ilinizde yoksa da mutlaka civar ilçelerde, illerde vardır. Ve orada yüzlerce hatta bazılarında binlerce köpek var. Hepsi sokaklarda terk edilmiş köpekler.

İçlerinde binlerce dolar para sayılmış köpekler de var normal sokak köpekleri de var. Görseniz ne şirin şeyler aslında. Yok ama tabi ki siz gidip ünlü bir alışveriş merkezinin ünlü bir pet-shop’undan para bayılarak almak istiyorsunuz. İlk önce işlediğiniz günahı bir düşünün sonra harcadığınız paranın nereye gittiğine bir bakın. En son ve en önemli kısmı ise sokaklarda yalnız bırakılmış, yuvaya hasret köpekleri düşünün.

Bir çocuk tutturuyor ailesine köpek aldırıyor, sonra sıkılıyor ve bakamıyorlar anında kapı dışarı. Ve bu köpek daha önce hayatında hiç sokağı görmemişti. Diğer sokak köpekleri onu hemen öldürebilir ve dışarının soğuğunu hiç görmemişti. Hele o arabalar…

İşte Hayvan Barınma Merkezlerinde sokaklarda bulunan ve ihbar üzerine çağrılan ekiplerin topladığı köpekler barındırılıyor. Kimi hastalanmış, kimine araba çarpmış, kimine saldırmışlar, kimi aç, kimi susuz, kimine insanlar acı vermiş. İçler acısı haller. Ama onlar artık sahipsiz değil, barınma evlerindeler.

Ama nereye kadar?

Kaç köpek besleyebilir ki onlar, kaç köpeği doyurabilirler, hangi biriyle ilgilenecekler. Kimi çok asosyal yetişmiş hemen eziliyorlar kafeslerde. O yüzden siz de bir köpek almayı düşünüyorsanız bu barınma merkezlerinden edinin. Korkmayın cins köpek istiyorsanız orda da var.

Biz bugün ibad Network olarak Bursa Osmangazi Belediye’sinin Hayvan Barındırma Merkezine gittik. Türkiye’nin en büyük merkezi. Köpek Eğitmeni bize merkezi gezdirdi. Yavrular vardı onlarca, orta boylar ve büyükler. Kimi evden atılmış kimi zaten sokakta doğmuş. Ama biri gelmiş 9 kurşun sıkmış, biri ise gözlerini bıçakla çıkartmış, biri bacağını kırmış…v.s Bazılarının gerçekten gözyaşlarınızı tutamayacağınız hikayeleri var.

Bizim bir de iki tane anne kız kedimiz var. Bildiğimiz tekir cinsten. Kedimizi geçen sene sokakta, kalabalığın içinde çırpınırken bulduk, ve hemen sahiplenmiştik, sonra doğurdu, 5 yavrusundan biri yaşıyor şu anda. İkisinin de adı yok, kızım diyince geliyorlar zaten :)

Kedilerimiz olduğu için kedilerle anlaşabilecek bir köpeğe ihtiyacımız vardı. Sonuçta köpek sahipleneceksek, kedileri sokağa bırakmak ne kadar doğru olacaktı ki?! Ya da kedileri yem edeceğimiz büyük bir köpek… O yüzden yavru tercih etmeliydik. Ve inanın o kadar güzel yavrular vardı ki. Golden yavruları, dalmaçya yavruları, kurt yavruları vardı bir sürü. Hepsi birbirinden güzel hepsi de sağlıklıydı. Ama onları herkes gidip alabilirdi bizim amacımız orada sevgiye muhtaç, zor durumdaki bir köpeğe ev sahipliği yapmaktı. O yüzden yavrular arasından istediğimizi bulamayınca, Bursa Nilüfer Belediyesi’nin Hayvan Barınma Merkezi’ne gittik, mesai bitimine 10 dakika kaldığı için kimse ilgilenmedi hatta yarın gelin diyorlardı ama biz hemen birini alalım gidelim dedik, yavruların olduğu bölüme girdik. Çoğu daha annesinin kucağında yatmaktaydı, anne sütünden kesilmeden almamız doğru değildi. Bir bölümde ise anne sütünden kesilmiş yavrular vardı, 1, 1buçuk aylık köpekler. Hepsi birbirinden güzel hepsi sokak köpeği, çoğu kırma köpekler.

Hepsi o anda uyuyordu ve içlerinden biri biz geldiğimizde kalktı ve zıpladı hemen havlamaya başladı. Diğerleri ise onun havlaması üzerine ayaklandı ama ilk elektiriği ondan aldığımız için hemen dedik bu olsun. Formumuzu imzaladık ve hiç bir ücret ödemeden yeni köpeğimizi aldık ve yeni evine doğru yola çıktı.

Ofiste kedilerimizle tanıştı, o onları çok sevdi, oynamak istedi ama kedilerimiz artık orayı sahiplendiği için onu istemediler. Ama köpeğin bir duruşu kedileri titretmeye yetiyordu. Zamanla alışacaklarına eminim. Ve köpek büyüyünce artık yavruları gibi kucağında yatacaktır kedilerimiz.

Sonra hemen veterinere götürdük. Genel bir muayene yaptı, sonuçta barınaklar ne kadar iyi ve hijyenik olsa da toplu halde yaşadıkları için bazen hastalığı engelleyebilmek zor olabiliyor. O yüzden her ihtimale karşın bu tarz muayeneyi hemen yaptırmanızı öneriyorum. Veterinerimiz aşılarını yapıp, ilaçlarını verdikten sonra tekar evimize döndük. Ve ne oyunlar oynadık görseniz…

Çok hareketli bir köpek, dünya tatlısı. Harika bir karakteri var. Daha gördüğümüz ilk dışkısını bizden habersiz yapmadı helal olsun. Bu tarz karakterler genlerinde olabiliyormuş aslında. Neyse yatakta uyurken kalktı ve değişik sesler çıkarttı. Anladık ki bunun bir derdi var, yemek verdik, yok, su, yok, oyun, yok, sevdik, yok hala bir şey istemekte. Bir baktık hayvan kuyruğunu sıkıştırdı bacaklarına tamam dedik bunun dışkı zamanı gelmiş. Gazete açtık hemen ve gitti gazeteye yaptı. Gerçekten bravo. Daha ilk evinde daha önce görmediğin bir nesne üzerine yapılabileceğini nerden biliyordu acaba kerata.

Şu an da yine uyuyor, ben de bu fırsattan istifade (galiba bize uykusuz bir gece gözüküyor) hemen bu güzel köpeğimizi sizinle tanıştırmak istedim. Ve biraz da bilgilendirmek istedim. Köpeğe para vermeyin, biraz zaman harcayın barınakları gezin. Bir köpeğin hayatını kurtarın. Lütfen.

Bu arada köpeğimiz dişiymiş. Veterinerin dediğine göre İngiliz Pointer (Puanter) var soyunda. Kulakları ve ayak şekilleri benzemekte. Ama anası sokak köpeği. Babasının Pointer olma ihtimali yok, ama onun öncesi bilinmiyor… Kimliğine doğum tarihini 1 Ekim 2007 yazdı. Unutmamalı! :)

Sonuçta artık Dikkat Köpek Var! yazabiliriz sitelerimize :)

Bu arada kızımızın henüz adı yok. “-Kızım gel!” dediğimiz de 1 anne kedi 1 yavru kedi 1 de yavru köpeğin gelmesi bir süre sonra karışıklığa sebep olacağı için köpeğimize isim bulmak istiyoruz.

Bu arada bizim düşündüğümüz iki isim var, sizlere de sunalım, yeni önerilerinizi ya da bunlardan biri olur şeklinde tavsiyelerinizi bekliyoruz.

cujoo (ibad Network’ün oyun sitesinin adı www.cujoo.com)

ibad (ibad Network’ün köpeğinin adı ibad olmaz mı? Not: ibad İngilizce telafuz edilir ve aybed şeklinde okunur. www.ibad.biz)

Google Sigara Çıkartıyor

Google telefon çıkartıyor, Google bilgisayar çıkartıyor gibi ilk okul fişleri oluşmuştu internette. Ama biz daha sağlam kaynaklardan öğrendik ki aslında bunlar yalanmış, Google sigara çıkartıyormuş.

Smoogle

Beşiktaş Liverpool Maçı Görüntülerine Yürek Dayanmaz! 8-0

Şampiyonlar Ligi tarihinin en farklı sonucu biraz evvel yaşandı. Beşiktaş Liverpool’un sahasında 8 adet gol yedi. Hangi takımı tuttuğumuz önemli değil ama bir Türk takımı olarak yurtdışında bizi temsil eden Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi tarihine büyük bir imza attı. Liverpool yaptığı 30 atağın, 8 tanesini gole çevirdi ve Beşiktaş “şeref golü“nü bile atamadı. Yazık oldu…

Kedi Gezdirme Aparatı

catKediniz var ve beraber dışarı çıkamıyorsunuz değil mi? Yani köpeğiniz olsa ne güzel takın tasmasını tıpış tıpış yanınızda yürüsün. Ama kediye de öyle tasma takılmaz ki, kedi dediğin hayvan nankördür, siz sokaktan sola dönmek isterken o sağa dönmek isterse yandınız, öyle kedi boynu da köpeklerin boynu gibi sağlam değildir ki asılasın.

Kedilerinizle dışarı çıkmak için size en iyi çözüm budur. Ötesi yoktur. Beraber alışverişe çıkıp gezebilirsiniz. Hatta önünüze çıkan merdivenlerden korkmayın poşet taşır gibi yola devam… Resmi büyültmek için üzerine tıklayınız.

Türk Telekom Grevini Grevliyorum

Yeni bir eve taşındınız, telefon bağlatacaksınız ki internetiniz olsun! Gidiyorsunuz  Telekom müdürlüğünün kapısına orada neden olduğunu bile bilmeyen “biz grevdeyiz” diye gülen bir kaç adam, tamam deyip çekildiniz, heralde çok uzun sürmez dediniz. Ama tam 20 gün oldu grev bitmedi, gelen haberler sizi çıldırtmaya yetti 2 ay sürecekmiş. Siz 2 ay boşuna kira ödeyecekmişsiniz kimin umurunda onlar istediğini alsın yeter.
Bir taraftan Cem Yılmaz çıkmış evde ev telefonu iş te iş telefonu gibi geyik yapıyor. Kumandayı fırlatıp kafasında parçalıyorsunuz. Kardeşim Cem Yılmaz’a para yetiştirmeye çalışacağınıza çalışanlarınıza verseydiniz o parayı olan bize olmasaydı demekten kendinizi alamadınız.
Bu ülkede bu kadar işsiz kaliteli eleman varken; grev yapıp fazla maaş isteyen bu insanları neden orada tutuyorsunuz ki. Bugün çıksınlar yarın Türk Telekom’a yeni girenler daha başarılı ve kalite hizmet sunarlar. Hımm bu arada Türk Telekom ADSL hizmeti başvurusuna gittiğimiz de yaşadığımız bir anımınızı anlatmadan geçemeyeceğim.
-10 kişinin çalıştığı bir bölüme geldik hani ADSL başvuruyoruz ya bizde sandık ki herşey kolayca çözülür. Aldık elimize formları doldurduk, bir teyzenin yanina gittik formalarımızı aldı eline kayıt yapacak o da nee 146 tuşladı o milattan kalma ses hala kulaklarımda, internete bağlandı kaydımız yaptı. Sonra düşündük bu mudur ya ADSL başvurusu yaptığınız yer teknolojiden ve iletişim hızından yoksun?! (Cem Yılmaz’ ın Stand-Up da kullanacağı kadar komik, eklesin bunu da)
TÜRK TELEKOM GREV’Nİ KINIYORUM. ÇIKSINLAR KARDEŞİM BEĞENMİYORLARSA GİTSİNLER YERİNE GELECEK ÜNÜVERSİTE MEZUNU İLETİŞİM KABİLİYETİ YÜKSEK TEKNOLOJİDEN ANLAYAN, DİNAMİK KALİFİYE BİR SÜRÜ ELEMAN VAR. MAAŞLARINIDA BEĞENMEMEZLİK ETMEZLER. GİDİN KARDEŞİM GİDİN. NEDİR BİZİM SİZDEN ÇEKTİĞİMİZ YAAA
BENİMLE BU HAREKETİ DEVAM ETTİRECEK ARKADAŞLARA SESLENİYORUM SESİMİZİ DUYURALIM
“BENDE GREV YAPIYORUM… TÜRK TELEKOM GREVİNİ GREVLİYORUM”

En iyi parfüm hangisi?

parfüm

Bu site kendinize ya da hediye edeceğiniz birine en uygun, en iyi parfümün hangisi olduğuna rahatlıkla karar vermenize yardımcı oluyor. Yapmanız gereken tek şey, kendinize mi yoksa bir başkasına mı alacağınızı seçip, cinsiyetinizi belirtmek. Sonra da fotoğraflar eşliğinde size bir kaç soru sorup karakterinizi çıkartacak bir yapay zeka elinizden tutuyor. Kullanım alanları, sevdiğiniz aktiviteler gibi basit sorular var ama sonuç mükemmel. Parfüm almadan önce en azından bir deneyin. Belki daha bulamadığınız kokunuz buradadır.

Sarissa Ortak Kitap-1

Sarissa Ortak Kitap

Dil, sanat, edebiyat, felsefe, toplumbilim ve halkbilim içerikli “Ortak Kitap-1“de yüze yakın imza yer aldı. 320 sayfa olan ve son zamanların monoton kitap konularının dışında kitapçıda arayacağınız bir isim olacaksa size “Sarissa Ortak Kitap 1” i öneriyoruz.

Sarissa Yayınları‘ndan çıkan bu eserde sitemizin tanınan isimlerinden fosil‘in (Can Paçacı) de bir yazısı var. 204.sayfada güzel bir şiirini okuyoruz…

Tüm kitapçılarda bulabileceğiniz bu kitabın ederi 10YTL’dir. İsteyenler cancenin@gmail.com adresinden Can Paçacı’ya ulaşabilir, isteyenler ise biraz daha bekleyip sitemiz üzerinden online sipariş verebilirler.

kitabın kapak resmi


Page 6 of 38« First...«45678»...Last »