diyorum.com bir şeyler demek için gerekli aparat. Eğer diyorum.com‘a bir yazı gönderiyorsanız gerçekten bir şey diyor olmalısınız. Dediğiniz şey, bir ürünle, bir olayla, bir etkinlikle, ilişkilerle, yenilikle, ekonomiyle ya da bambaşka bir şeyle ilgili olabilir. Ancak en önemli husus, konuya kendinizden ne kattığınızdır.
Cumhuriyet gazetesi dünkü başyazısını, “Say Olayı Nedir?” başlığıyla konuya ayırdı: …Fazıl Say olayında bir değişiklik var. Ruhi Su’dan sonra ilk kez bir müzisyenimiz ülkemizde büyük sorun yaratıyor ve iktidarın iki numaralı adamı tarafından eleştirip dışlanıyor tespitinde bulunuldu. Anadolu’da Vakit gazetesinden Abdurrahman Dilipak, Say’ın sözlerine en sert yanıtlardan birini vererek, “Bak Fazıl Say! başlıklı yazısında Say’a, “…’kal’ derim ama gideceksen git gidebildiğin yere kadar… Ama bir gün biz o senin gittiğin mahallede de, her yerde olduğu gibi, bir gün küçücük kızların başlarını örttüğü Kur’an Kursları açacağız, bunu böyle bil!” Ben de birkaç aydır ciddi ciddi, artık hoşlanmadığım/ özlemediğim/ yadırgadığım memleketimden ayrılmayı düşünüyorum” diyen Radikal gazetesi yazarı Perihan Mağden ise Say’dan farklı olarak kendisinde “türban fobisi” olmadığının altını çizdi. Mağden, Say’a, “…Ve Fazıl Say’ın nedenleri ne olursa olsun bir Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olarak bu lafları etmeye, yerden göğe kadar hakkı olduğunu düşünüyorum” sözleriyle destek verdi…
Fazıl Say’ı takdir eden biri olarak bu tutumundan sonra dinlemeye bile tahammülüm olmadığını belirtmek isterim. Anlıyorum kendisi islamiyeti inkar edebilir ama bu yüzden ülkesini terk etmek istemesini anlamsız buluyorum. Yine de saygı duyuyorum.
Bu yazı 4 kişi tarafından yorumlanmış ↓
Bu yazı yorumlanmayı bekliyor.
Yazıyı yorumla:
Türkçe imla kurallarına dikkat ediniz.